Yazı kategorisi: Bayramlar

“Bayramın hakkını verin”


 

‘ Nerede o eski bayramlar ? ” deyişinin ne demek olduğunu anlayabilecek yaştayım. Henüz bayramların tatil olarak algılanmadığı dönemlerin çocuğuyum ben. Bayram öncesi harıl harıl bayram alışverişi yapılan, üzerimize alınan yeni cicileri giyinmek için dört gözle bayramı bekleyen, arefe günü akşamı mis gibi banyo yapıp cicilerimiz yatağımızın başında  kırmızı rugan papuçlarımızla uyuyan  bir neslin çocuklarıyız çok şükür.  Anneannelerimiz ve babaannelerimizle geçirirdik biz. El öperek, bize verilen bayram harçlıklarına mutlu olup, şeker yemekten bıkmış halde yaşardık bayramları.

Hayat telaşında kapılıp gittikçe ister istemez uzaklaşıyoruz herşeyden. Ki günümüzde birçok değer duygu bu yüzden yok olmuyor mu? İnsanlar birbirlerine saygılarını kaybetmediler mi? Bir sıcak tebessümü bile çok görmüyor muyuz, tanımasakta, birine. Sevgi sözcükleri kuruyoruz sevginin kendisi bile ortada yokken. Herşeyi nesneleştiren bir yapıya büründük. Duygularımızı bile elle tutulur şeyler haline getirdir. Sahteleştirdik birbirimizi. Ama neden neden bunu yaptık? Önem listemiz mi değişti hayata karşı? Yoksa hayattan memnun değil miyiz? Ya da hayat mı bizden memnun değil. Sordukça sorası geliyor insanın. Bitmek bilmiyor değil mi sorular.

Gün geçtikçe modernleşme adı altında çoğu geleneğimizi unutur olduk. Ama neyi unutursak unutalım ait olduğumuz toplumun alışkanlıklarından, geleneklerinden kopup başka biri olamayız.  Kendimize, özümüze ait olanı yaşamak, yaşatmak ve çocuklarımıza da bu duyguyu aşılamak ise büyük sorumluluğumuz…

Kısacası bu bayram bayramın hakkını verin. Paylaşın sevginizi gösterin aile büyüklerini ziyaret edin. Herkese iyi, neşeli, bol kahkahalı bayramlar diliyorum. Sevgiyle kalın…

“İdil Dalyan”