Yazı kategorisi: Aşk, Beden ve ruh uyumu, Yaşam

“Aşk bir kalbe sevmeyi öğretmektir”


30ad509e478e02729a3bbd2bd6462cfb

Aşk dediğin yoksulluktur. Bedenini, ruhunu, kalbini emanet ederek başkasına; düşler bahçesinin çiçekleri ile avunmaktır.
Kendin olmaktır aslında, özüne dönmektir. Vazgeçmektir hırslardan, cezalardan, çekişmelerden.
Sadece güzel olana dayandırıp yaşamı, her mevsimin tadını çıkarmaktır. En değerlisi, aşk, bir kalbe sevmeyi öğretmektir…

Reklamlar
Yazı kategorisi: "Sağlık", Beden ve ruh uyumu

” Ruhun ve Bedenin Uyumu”


 jk78

 

Acaba evimize (bedenimize) gereken önemi ve özeni gösteriyor muyuz? Ruhumuzla bedenimiz birbiri ile uyum içinde çalışıyor mu? Yoksa hastalıklara davetiye mi çıkarıyoruz?

Bedensel gelişmenin ilk şartı, bilinçli olarak solunumdur. Yani doğru nefes almayı öğrenmektir. Çünkü bilinçli ve düzenli solunum her şeyin başlangıcıdır. Çünkü nefes hayattır. İnsan nefes almadan yaşayamaz. Ayrıca insan beslenmesine ve uykusuna da dikkat etmek zorundadır.

Evrenin kendisi bir enerjidir. Ve enerji sonsuzdur. İnsanda bir enerjidir. Ruhsal yönü olmasına rağmen dünya katında ” madde enerji varlığı” sıfatını almaktadır.

Evrendeki enerjiyi bedene çeken insanın kendisidir. Çünkü bedenimiz enerji ile yaşar. İşte bilinçli ve düzenli olarak yapılan solunum, bu evrensel enerjiyi bedene alma yollarından biridir.

Bir insan için doğru nefes almanın iki amacı vardır. Birincisi; kana ve oradan beyine daha fazla oksijen götürmek, ikincisi  “hayat enerjisini” bedene alıp depolayarak, bedene canlılık ve dayanıklılık sağlamak. Şunu da bilmek gerekir ki, nefes egzersizleri sayesinde zihin de, daha sakin ve huzurlu olur. Böylece düşüncelerimizi ve duygularımızı daha rahat kontrol eder hale geliriz.

İnsan sadece fiziksel bedenden oluşmamaktadır. Onun birde, her hücresinden yansıyan ışık bedeni vardır. Bu ışık bedenin yansımasına (AURA) diyoruz. Aura tamamiyle fizik bedeni çevreleyen bir enerji alanıdır. Bu ışık bedende şakra adı verilen 7 tane de algılama merkezi vardır. Bu şakralar, nefes yoluyla aldığımız enerjinin,  fiziksel bedene aktarılmasında terminaller olarak iş görürler. Onlar birer enerji dağıtım merkezleridir. Bu merkezlerin devamlı açık tutulması çok önemlidir. Çünkü  “hayat enerjisi” içimizde dolaştıkça kendimizi daha sağlıklı ve kuvvetli hissederiz. Eğer çeşitli ruhsal nedenlerden dolayı enerji bedenimizi zayıf düşürmüşsek, bu zayıflık fizik bedenimize de yansır ve hastalıkların oluşmasına sebep oluruz.

Biliyoruz ki, insan bedeni DNA dediğimiz yapı taşlarından oluşmuştur. Ve biz insanlar mikroorganizmalar ve hücrelerin yanında en çok bu yapı taşlarının etkilerini taşırız. İnsanlar  kendisinin sebep olduğu  ve sonuçta çeşitli hastalıkları oluşturan, yapı bozukluğu haline gelen, sabit fikirler üretir. Herbirimizde, boyutları değişik olmak üzere, sonradan edinilen yapı bozuklukları vardır. Bunları besleyen, insanın kendisi, sabit fikirleridir. Ve bu, insanda bölünmelere, parçalanmalara sonuçta yapı bozukluklarına yol açar ve hastalıkları oluşturur. Buna fizyolojik bir olay dersek yanılmış oluruz. Bunlar, yaşamımızdaki bütün olaylarda belirli bir dengenin kurulamaması ve tamamiyle yitirilmesi sonucunda ortaya çıkan olaylardır. İlk önce yapmamız gereken şey, dağılmış olan hücre yapımızı ve yapı taşlarımızı toparlamaktır. Bunları dengelemektir. Çünkü enerjilerin kullanımı, enerjilerin yansıması, toparlanması, gelişimi bu yapı taşlarından geçer. Önemli olan, içinde bulunduğumuz olumsuz ruhsal durumların, sabit fikirlerin, fizik bedenimizi etkilediğini ve hastalıkları oluşturduğudur. Buna izin vermemek gerekir.

Auramızı genişletmek bizim elimizdedir. İnsan düşünce bazında bilgilenip, genişledikçe aurası da genişler. Enerjileri artar. İlerlemek, yükselmek, bilgilenmek ve hele hele şifa almak veya vermek, bizim evrenimizde ruhun ve bedenin uyumu ile olur. Onun için ruh varlığımıza gösterdiğimiz özeni, bedenimize de göstermek zorundayız. Doğru nefes alarak onu enerjiyle beslemeliyiz. Onu hırpalamamalıyız. Onu her türlü zararlı alışkanlıklardan uzak tutmalıyız. Ona gereken saygıyı göstermeliyiz. Çünkü bedenimiz ruhumuzun evidir.

insan ruhunun dünya okulundan mezun olabilmesinde, edinmesi gereken en önemli nitelikler, esas olarak sevgi, şefkat, merhamet, fedakarlık gibi ruhsal yeteneklerini geliştirmiş olmak, vicdan kanalını tam anlamıyla açmış olması lamı budur. Kişinin alt etmesi gereken en önemli iki düşmanı bencillik ve onu da kapsayan nefsaniyettir. Bu mücadelesinde en önemli silahları ya da yardımcıları özeleştiri (nefis denetlemesi)yapması, kendisine karşı dürüst olması ve vicdanının sesine her zaman kulak vermesidir.

Yazı kategorisi: Çakralar, Beden ve ruh uyumu

“Gizli Beden Çakralar ve Enerji Kanalları”


 

Albert Einstein çok beğendiğim sözüyle başlamak istiyorum…

“İki şey bende hayranlık ve huşu uyandırır; Yukardaki yıldızlı gökyüzü ve içteki manevi evren””

Hayatımızdaki her rahatsızlığın ortaya çıkması bir ihtiyaçtan doğar. Zihinsel nedeni çözüp ortadan kaldırmak için içimize yönelmeliyiz, çünkü cevap orada yatıyor. İrade gücümüzün işe yaramamasının sebebi burada yatmaktadır. İrade gücümüz sadece dışsal etkenlerle savaşır, içsel sorunlarımızda etkisiz eleman konumuna gelirler. Diyelimki sigara tiryakisisiniz, sigarayla savaşmak yerine neden bunu kullanmaya ihtiyaç duyduğunuzu bulun ve onu çözün. İhtiyaç ortadan kalkınca, bağımlılık da ortadan kalkacaktır. Ruhunuzla bedeninizle barışık olun. Yüce yaradanın sizin emrinize verilmiş organlarınızı yöneten sizsiniz yaydığınız enerjiyi geri alıyorsunuz günümüzdeki olumlu olumsuz koşullarda pek kolay olmasada çaba sarf etmeliyiz nefes tekniği geliştirmekle başlayın bu vücudunuzun her yerine oksijen akımı sağlar daha sonra kendinizle konuşun sevgiyle size bahşedilmiş organlarınızı gözünüzün önüne getirin ve negatif enerjileri bırakıyor pozitif enerjiyle sizi depoluyorum komutunu verin bunu yaparken gerçekten inanarak sevgiyle yapın deneyin zamanla ne kadar işe yaradığını görüceksiniz daha az öfkelenecek daha az hastalanacak ve kötümserlikten kurtulacaksınız…Sevgiyle inançla yapılan herşey doğrudur ve coşkuyla yaşanan her an ölümsüzdür…

Sevginin ışığı daima yolunuzu aydınlatsın… “İdilce”

Çakra; sanskritçe bir kelimedir. Sürekli devir halinde olmaları nedeniyle, “tekerlek” anlamına gelen çakralar, vücudumuzun çeşitli yerlerinde bulunan enerji alışverişlerinin yapıldığı merkezlerdir. Devir yönüne bağlı olarak enerjiyi çeker ya da iterler. Bedenin önünde, merkezi ve dikine bir eksende bulunan 7 temel çakra insan bedeninin zihninin ve ruhunun en önemli ve en temel yönleriyle çalışmasını sağlar. Her biri farklı sayıda taç yapraklarına sahip, huni şeklinde çiçeklere benzerler. Çakralar, çevreden kendi frekanslarına uygun titreşimleri de alırlar, bizi, çevremizle, doğayla ve evrenle bağlantı haline sokarlar.

https://i0.wp.com/www.f2r.net/wp-content/uploads/2010/10/chakra.jpg

“Sembolleri tıklayarak her çakra hakkında bilgi alabilirsiniz”

red chakra
1. KÖK ÇAKRASI:  Varlığın sürdürülmesine ilişkin fiziksel kimlikOmuriliğin alt ucunda yer alan bu çakra, çakra sisteminin temelini oluşturur. Bağlantılı olduğu element “toprak”tır ve yaşama içgüdüsü, bedene ve fizik plana bağlılık eğilimi ile alakalıdır. Dengeli çalışması, bedensel sağiık, güvenlik duygusu ve yaşama sevinci olarak tezahür eder.
orange chakra
2. DALAK ÇAKRASI:  Kişiliği yücelten duygusal kimlik Karın bölgesinin alt kısmında yer alır. Bağlantılı olduğu element “su”dur ve cinsellik duyumları ile alakalıdır. Dengeli çalışması, duyumsal yoğunluk, cinsel doyum ve değişimi kabul etme becerisi olarak tezahür eder. 
yellow chakra
3. GÜNEŞ  SİNİRAĞI ÇAKRASI: Kişiliği tanımlamaya ilişkin ego kimliği Güç çakrası olarak da bilinen üçüncü çakra, solar plexus denen bölgede yer alır.  Bağlantılı olduğu element “ateş”tir. Kişisel güç, irade ve otonomi prensiplerinin merkezidir. Dengeli çalışması, enerji, verimlilik,  çabuk karar verebilme ve güç faktörünü baskıcı olmadan kullanabilme yetisi olarak tezahür eder.
green chakra
4. KALP  ÇAKRASI:  Kişisel kabül haline yönelik sosyal kimlik Çakra sisteminin tam ortasında yer alan kalp çakrası, sevgi merkezidir. Bağlantılı olduğu element “hava”dır. Bu çakra insan psişesinde yer alan zihin-beden, dişil-eril, asıl-gölge, ego-vicdan  gibi zıt öğelerin dengeleyicisidir. Sağlıklı çalıştığında, sevgi, şefkat, barış ve güçlü bir adalet anlayışı olarak tezahür eder.
blue chakra
5. GIRTLAK ÇAKRASI:  Kişisel ifadeye yönelik yaratıcı kimlikGırtlak bölgesinde yer alır. İfade ve sanatsal yaratıcılık merkezidir. Bağlantılı olduğu element “ses”dir. Bu çakrada evren, bir  titreşimler alanı olarak sembolik düzeyde deneyimlenir.
indigo chakra
  • 6. ALIN ÇAKRASI:   Kişisel yansımaya yönelik arşetip kimlik Aynı zamanda “üçüncü göz çakra” olarak da bilinen bu çakra, iki kaşın ortasında yer alır. Bağlantılı olduğu element “ışık”tır. Hem fiziksel, hem de sezgisel boyutta “görme” duyumu ile alakalıdır.  Bu çakranın açılmasıyla arşetip elemanların yorumlanmasına yönelik psişik yetiler devreye girer.  Dengeli çalışması, “manzaranın tümünü” görebilme olarak tezahür eder. .
purple chakra
7. TEPE ÇAKRASI: Kişisel bilince yönelik evrensel kimlik Taç çakra olarak da bilinen bu çakra, saf farkındalık olarak bilinen bilinç seviyesine karşı gelir. Bağlantılı olduğu element “düşünce”dir. Tepe çakrası, beş duyunun algılayamadığı, zaman – mekan ötesi birlik alemiyle  bağlantı noktamızdır.  Bu çakranın açılmasıyla  kozmik bilginin, bilgeliğin, birlik bilincinin tezahürü olarak vecd  hali deneyimlenir.