Yazı kategorisi: Yaşam

“Sadece kendin için değil, herkes için adaleti aramak, yürek ister”


Görsel

Ne güzel şeydir, inanmak ve inandığını yaşamak.
Zor olan, sorgulayarak inanmak, inandıklarını sorgulayabilmektir.
Kolaydır, kazananın yanında olmak; zor olan kaybedeni ayağa kaldırmaktır.
Kolaydır, “Hocanın gittiği yoldan” gitmek, zor olan, hocayı sorgulayabilmektir.
Kolaydır, başkalarının düşlerini yaşamak,
Zor olansa düş kurabilmektir. Ve düşlerinin peşinden gitmek…
“İmaj” yapmak kolaydır, zor olan “olduğun gibi görünmek ya da göründüğün gibi olabilmektir”.
“Böyle gelip, böyle gitmesi” kolaydır, zor olan “tekere çomak sokmaktır”.
Bir adam düşünür, milyonlar peşinden gider.
Kolaydır, “milyonların içinde bir” olmak; zor olansa “milyonda bir” olabilmektir.
Birkaç kitap, birkaç makale ile okul kantinlerinde, kahve köşelerinde atılan birkaç nutuğun peşinden gitmek kolaydır.
Gayret ve mesai ister kütüphanelere gömülmek,
Yürek ister, kendi tezini yazmak…
“Bilgi sahibi olmadan, fikir beyan etmek” kolaydır.
Zor olansa “fikir sahibi” olmaktır.
“Top yekun” reddetmek kolaydır,
Zor olansa nüansları yakalayabilmektir.
“Homojen” olmak kolaydır; kolayda, yok olup gitmek,
Zor olansa “heterojen” yapının içinde var olabilmektir.
Sorgulamak yürek ister, kendi hayatının koçu olmak, kendin ve başkaları için düşünmek, düşündüğünü söylemek ve inandığını yaşamak, yürek ister.
Sadece kendin için değil, herkes için adaleti aramak, yürek ister.
“Kendin için istediğini herkes için istemek,
Kendine yapılmasını istemediğini de başkasına yapmamak” yürek ister…

Yazı kategorisi: Yaşam

Bunları Biliyormusunuz?



Kendi dirseğini yalamanın imkansız olduğunu   

Ördeğin vakvaklamasının yankı yaratmadığını ve bunu kimsenin   açıklayamadığını   

Dünyadaki fotokopi makinelerinde meydana gelen arızaların %23 ünün, makinenin üstüne oturup kendi popolarının fotokopisini çekmek isteyen insanlar sayesinde meydana geldiğini   

Yaşamın boyunca uyku sırasında yaklaşık 70 böcek ve 10 örümcek yiyeceğini (Mmmmh!!:)   

İdrarın zifiri karanlıkta parladığını   

Eğer çok şiddetli hapşırırsan, kaburgalarından birini kırabileceğini   

Hapşırmayı engellemeye calışırsan, başındaki veya boynundaki damarlardan birinin yırtılabileceğini ve ölebileceğini   

Hapşırdığın sırada gözlerini açık tutmaya çalışırsan, yerlerinden fırlayabileceklerini   

Domuzların vücut yapılarından dolayı hiçbir zaman başlarını yukarı kaldırıp gökyüzüne bakamadıklarını   

Dünya nüfusunun %50 sinin hiç telefonla konuşmadığını   

Farelerin ve atların kusamadıklarını   

1 saat süreyle kulaklıkla birşey dinlemenin kulaktaki bakteri sayısını %700 arttırdığını   

Çakmağın kibritten önce bulunduğunu   

Parmak izleri gibi dil izlerinin de her insan için benzersiz olduğunu   

Bu yazıyı okuyan insanların %75 inden fazlasının, dirseklerini yalamaya çalışacaklarını

Biliyormuydunuz?

Yazı kategorisi: "İnsan", Tasavvuf

“Tevâzû libâsına bürünmek”


 

Tevhîde ermenin yolu zihni bilgiyle, aklı düşünceyle, kalbi aşk ve muhabbetle doldurmaktan geçer. Aşk ile dolu bir gönül nereye bakarsa sadece O’nu görür, O’ndan başkasını görmez. Çünkü Kur’an’da: “Nereye dönerseniz dönün Allah’ın yüzü oradadır” buyurulmaktadır.
Allah’ın rahmetinin her şeyi kuşattığına inanan, mutlak varlığın sadece O olduğunu bilen insanın gözünde fâil-i mutlak O’dur. Çünkü mü’min: “Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâhi’l-Aliyyi’l-Azîm” ifâdeleriyle her türlü güç, kuvvet, tâkat ve enerjinin Yüce Allah’tan olduğunu itirâf etmektedir. Gerçek tevhîd bu itirâfı kalben hissetmektir. O yüce varlığa vuslatın yolu kendi varlığından geçmek, muhabbetle her şeyde Allah’ı tefekkür etmektir. Tevâzû libâsına bürünmektir. Bu bir bakıma hiçliğe ermek, kendi fânî varlığını yok saymak, Hakk ile kâim olduğunu kavramaktır. Bu idrâke ererek aşk eteğine yapışan gönlünden Hakk’ın dışındaki ağyârı temizlemiş olur…