“GDO lu aşklar”


GDO lu Aşklara Duyduğun Aşk Değil, Kuru Gürültü! Aşkın üstü bu kadar kolay toz tutar mı? Her sakallıyı baban, her çiçeği gül, her duyguyu aşk sanan cahil; senin duyduğun aşk değil, kuru gürültü! Ağzı boş laf yapanın, kalbi de boş oluyor. Zannediyor ki, midesinde hissettiği açlık kadardır aşk, doyunca geçer; geçmez!

“Kendime not”


On yıl sonraki kendime not; eğer gönül bahçende bir insana bile umut olduysan kalbinde biri çiçek açtırabildiyse onun hatırına o bahçeyi kimseye talan ettirme. Hayatta değilsen de eğer umarım toprağına papatyalar getirecek sevgiyle yad edecek vefalı insanların vardır…

“Kalan yıllarının kıymetini bilmelisin”


“ Günün birinde son yemeğini yiyip, son çiçeğini koklayıp, bir arkadaşına son kez sarılacaksın. Son kez olduğundan haberin bile olmayacak,o yüzden sevdiğin her şeyi tutkuyla yapmalısın işte. Kalan yıllarının kıymetini bilmelisin çünkü devamı yok.”

“Gülümse”


Çiçek açsın mı gönlünüz? O zaman tebessüm ediniz zarifçe, tüm anlamsız boş hüzünlerinize….

“Ön yargı”


  Bir zamanlar 4 Oğlu olan bir adam varmış.. Çocuklarının çok erken karar vermemeleri ve ön yargılı olmamaları için onları bu konuda eğitmek istemiş. Böylece her birini uzak bir yerde duran Ağacın yanına gidip ona bakmalarını istemiş. . İlk oğlan Kışın gitmiş, İkincisi İlkbahar, üçüncüsü yazın ve sonuncusu sonbaharda. Geri döndüklerinde hepsini bir araya çağırmış…