“Kadın olma onuru”


Kadını kadın olma onurunu veren yegâne sistem ve din İslam’dır. Fakat bunun farkında olmayanlar, çareyi uzaklarda, sapık ideolojilerde ve narsist insanların düşünce sistemlerinde aramaktadırlar. Yaşamlarını kendi belirledikleri doğrular ve yanlışlar üzerine şekillendirmeye çalışan insanların uğrak yeri er ya da geç hüsran durağı olmuştur. Bu yanlış düşüncelerin peşinden giden kadınların geldiği nokta içler acısıdır ve bunlar cahiliye kadınlarından daha aşağı noktalara sistemli bir şekilde getirilmişlerdir.

Kişilerin ana rahmine cenin olarak düşmelerinden itibaren devredilemez ve vazgeçilemez hakları vardır. Bu hakları insana Cenabı-ı Allah bahşetmiştir

Kadının eğitim alması ve kendisine karşı yapılacak olan haksızlıklara dur diyebilecek seviyeye gelmesi sekteye uğratılırken, bunun nedenleri kimi dini inanç oluyor, kimi laikliği korumak oluyor, kimi gelenek oluyor, kimi cahillik oluyor ve kadın defaatle, ailesi, çevresi, okumuşu, aydını, medyacısı tarafından tecavüze uğruyor.

Tecavüze uğruyor, kullanılıyor.
Başını örtüyor, kullanılıyor.
Başını açıyor, kullanılıyor.
Eğitim almak istiyor, engelleniyor.
Seçmek istiyor, durduruluyor.
Bahaneler hep aynı. Sen değil, ben karar veririm anlayışı. Kadına karşı saygısızlık, ikinci sınıf vatandaş kabulünün her durumda sergilenmesi, şöyle olursan seni belki kabul ederim anlayışı, hizmet et gerisine karışma şeklindeki diktatöryal tutum…

Türkiye’de kadın eziliyor, ezilmekle de kalmayıp kullanılıyor ve birileri bu ezilmeyi ve kullanılmayı da kendi tekeline alıp bu durumu istediği gibi pazarlıyor.
Aydınlar üç-beş yazı yazıyor, görevliler iki teselli lafı ediyor…sonra, sonra Türkiye’nin klasik tepkisi, olay unutuluyor.
Namus temizleniyor, kadın ölüyor, kavga bitiyor…

Bırakalım kadını erkeği onurla erdemle utanç duymadan insanca yaşayalım…İdilce