Yazı kategorisi: çocuk, Kadın, Yaşam, şiddet

“Kocaman yüreğine sağlık”


19225468_229194660928187_1127884148932783338_n

 

Küçük bedenindeki kocaman yüreğine sağlık…

Bursa Anadolu Kız Lisesi öğrencilerinden Ceyda Bilgin’in Bursa’da düzenlenen yarışmada 1.liği kazandığı resim..
9. sınıf öğrencisinin kadına ve çocuklara yönelik şiddeti böylesine resmedebilmesi olağanüstü…Yüreğine sevgiler… ❤

Reklamlar
Yazı kategorisi: Kadın

“Kadın olma onuru”


Kadını kadın olma onurunu veren yegâne sistem ve din İslam’dır. Fakat bunun farkında olmayanlar, çareyi uzaklarda, sapık ideolojilerde ve narsist insanların düşünce sistemlerinde aramaktadırlar. Yaşamlarını kendi belirledikleri doğrular ve yanlışlar üzerine şekillendirmeye çalışan insanların uğrak yeri er ya da geç hüsran durağı olmuştur. Bu yanlış düşüncelerin peşinden giden kadınların geldiği nokta içler acısıdır ve bunlar cahiliye kadınlarından daha aşağı noktalara sistemli bir şekilde getirilmişlerdir.

Kişilerin ana rahmine cenin olarak düşmelerinden itibaren devredilemez ve vazgeçilemez hakları vardır. Bu hakları insana Cenabı-ı Allah bahşetmiştir

Kadının eğitim alması ve kendisine karşı yapılacak olan haksızlıklara dur diyebilecek seviyeye gelmesi sekteye uğratılırken, bunun nedenleri kimi dini inanç oluyor, kimi laikliği korumak oluyor, kimi gelenek oluyor, kimi cahillik oluyor ve kadın defaatle, ailesi, çevresi, okumuşu, aydını, medyacısı tarafından tecavüze uğruyor.

Tecavüze uğruyor, kullanılıyor.
Başını örtüyor, kullanılıyor.
Başını açıyor, kullanılıyor.
Eğitim almak istiyor, engelleniyor.
Seçmek istiyor, durduruluyor.
Bahaneler hep aynı. Sen değil, ben karar veririm anlayışı. Kadına karşı saygısızlık, ikinci sınıf vatandaş kabulünün her durumda sergilenmesi, şöyle olursan seni belki kabul ederim anlayışı, hizmet et gerisine karışma şeklindeki diktatöryal tutum…

Türkiye’de kadın eziliyor, ezilmekle de kalmayıp kullanılıyor ve birileri bu ezilmeyi ve kullanılmayı da kendi tekeline alıp bu durumu istediği gibi pazarlıyor.
Aydınlar üç-beş yazı yazıyor, görevliler iki teselli lafı ediyor…sonra, sonra Türkiye’nin klasik tepkisi, olay unutuluyor.
Namus temizleniyor, kadın ölüyor, kavga bitiyor…

Bırakalım kadını erkeği onurla erdemle utanç duymadan insanca yaşayalım…İdilce

Yazı kategorisi: Yaşam ve insan

Kadınlar ne ister, erkekler ne anlar?


 

Timsahla filin dillere destan evliliğini duymuşsunuzdur belki. İki sevgili evlendikten sonra, birbirlerine kendileri için “en değerli” olanı verme yarışına girerler. Timsah gölden en güzel balıkları çıkarıp sevgilisi file ikram eder.

Fil de pek sevdiği yeşil yapraklarının en tazelerinden çırpıp sevgilisinin önüne atar. Fakat sonuç hüsrandır. Otçul olan fil için balıklar, etçil timsah için de tazecik yapraklar hiç de değerli değildir.

Çift, sonunda anlar ki, herkesin kendisi için “en değerli” olanı vermesi iyi niyetli ancak teknik olarak yanlış bir davranıştır; hem iyi niyetli hem de teknik olarak doğru davranış eşi için “en değerli” olanı vermektir.

Sonuç olarak, fil timsaha hortumuyla tuttuğu ve zaten yemeyeceği balıkları, timsah da gölün dibinden kopardığı ve zaten sevmediği tazecik yosunları vermeye başlar. Mutlu olurlar; çünkü birbirlerini anlamaya vakit ayırmışlardır. İkisi de “Ben elimden geleni yapıyorum ya!” savunmasına girmemiştir.

Bu kısa masalı yabana atmayın. En az fil ve timsah kadar yabancıyız birbirimize. Erkeklerin kadınların ne istediği konusunda teknik ve detaylı çalışmalara ihtiyacı var. Kadınların da hiç şüphesiz erkeklerin ne istediği üzerine kafa yormaları gerekiyor…

Bence ikili ilişkilerde Çiftler konuşmayı beceremiyor kaçmak daha kolay geliyor…Ortak değerlerin araştırıldığı, ortak faaliyetlere zaman ayrıldığı, çiftlerin konuşabildiği, bireyselliğe de alan tanıyan bir yapıdır. Bizde konuşarak anlaşma kısmı gerçekleşmedi. En önemli fark o. Çiftler, özellikle de erkekler, eşlerine duygu ve düşüncelerini ifade etmiyor, etmeyi bilmiyorlar. Önlerinde model yok. Konuşmayı beceremeyince de, kaçıyorlar.

Ve biz kadınlar yetiştirdiğimiz erkeği sorgulamaya başlıyoruz erkek küçüklükten itibaren aile içinde el üstünde tutulmaktadır paşa olarak yetiştirilmektedir. Bu yüzden narsisistik eğilimleri gelişiyor narsisistik özellikleri çok güçlü kişiler… Bu kişiler sınırsız bir beğenilme ihtiyacı içerisindedir. İstekleri yerine getilmediğinde parlarlar. Dışarıda sempatik, anlayışlı kibar, hayranlık uyandıran tiplerdir ancak ikili ilişkide farklıdırlar. Paylaşmayı beceremezler, empati becerileri zayıftır, öfke kontrolleri düşüktür, eşlerinin gücünü bir tehdit olarak algılar ve azaltmaya çalışırlar. Eğer başarılı olup eşlerini güçsüzleştirirlerse, bu defa da güçsüzlüğe tahammül edemedikleri için ilişkiden uzaklaşırlar. Türkiye’de, özellikle erkekler arasında narsisistik kişilerin oranı bana göre Batı’ya oranla daha yüksek.

İnsanın doğasında dürüstlük vardır. Çocukların akıllarına geleni söylemesi bundandır. Fakat şartlar insanların dürüst olmasını engelleyebiliyor. Ya dürüst olduğunuzda yapıcı bir ortam bulamıyor ve cezalandırılıyorsunuz, ya da problemi nasıl çözeceğinizi bilmiyorsunuz.

Sevgili peygamberimizin kısa ve öz anlamı çok büyük sözünü çok severim kızı Hz Fatıma’ yı evlendirirken “Kızım sen ona cariye ol ki o da sana köle olsun.” buyurmuştur.

Önemli olan ego ben ve düz mantıktan sıyrılıp kadın erkek ayrımı yapmadan sevgiyle erdemle insanca yaşamak…İdilce