“Sevgiyi bir gün değil, her gün yaşamak”


 

600486_497662373604644_1250552512_n

 

Çoğu insan iyi niyetin içsel gerçeği olan sevginin sadece bir “duygu” olduğunu sanır. Oysa sevgi duygudan ziyade bir mevcudiyet biçimidir. Sevgiyi paylaşmak ve göstermek kişisel bir tercihtir. İyi şeylerin olmasını isteme iradesi olan sevgi; asıl ve en derinlerdeki benliğin özüdür. Olgun sevgi; eşlerin birbirlerine saygı duymaları, güvenmeleri, dikkat etmeleri, koşulsuz kabulleri, takdir etmeleri, şefkat sunmaları ve kendileri olmakta özgürlük tanımaları üzerinde inşa edilebilir. Bağlılık, yakınlık ve tutkuyla beslenen sevgi, yukarıdaki 7 temel niteliğin bağlamı ve bu yedi temel niteliği göstermeye olan bağlılıktır. Bu bağlığın en güzel bir şekilde gösterilmesi gereken bir gün olan 14 Şubat’ı kutlarken ne yazık ki sevmeyi, sevilmeyi, âşık olmayı, evliliği ya da aile kurmasını tam manasıyla beceremediğimiz günler yaşıyoruz. Sevgili olmayı bilmiyoruz. Ne acıdır ki günden güne üretmeden tüketmeyi alışkanlık haline getiren toplumumuzda, Sevgililer Günü de, ekonomiye hareket getiren ama sevgiyi yürekten yaşayamadığımız bir etkinlikten öteye gidemiyor. Sevgi, sadece 14 Şubata özgü olmamalı, her gün, 365 gün yaşanmalı…

Sevgiyi bir gün değil, her gün yaşamak ve yaşatabilmek dileğiyle sevgi gününüz kutlu olsun…

 

“Hayatının her alanında sorumluluğu üstlen”


• Hiç kimseden asla umut kesme. mucizeler her gün oluyor

• Mesleğinin dümenini öğrenmekle zaman yitirme. mesleğini öğren

• Öfkene gem vur

• Sebzeyi, kendi üretip kendi satanlardan al

• Çöpü zamanında kapının önüne koy

• Güneşte fazla kalmaktan sakın

• Oyunu kullan

• Sevdiklerine küçük beklenmedik hediyelerle sürpriz yap

• Hayatının her alanında sorumluluğu üstlen, suçu başkalarına yıkma.

• Kötü koşulları bile kendi lehine çevirmesini bil

• Sana uzatılmış bir eli daima kabul et

• Öyle bir hayatın olsun ki, çocukların hakkaniyet, ihtimam ve dürüstlüğü düşündüklerinde akıllarına sen gelesin

• Hatalarını kabul et…

• Zekanı eğlendirmek için kullan, başkalarıyla eğlenmek için değil.

• Duyduğun bütün haberlerin taraflı olduğunu unutma

• Trafikte durdurulduğunda hemen en sağa geç

• Öğrenci etkinliklerine destek ol

• Mükemmeli talep et ama bedelini ödemeye de hazır ol

• Cesur ol. değilsen bile öyle davran. hiç kimse aradaki farkı anlamaz

• Çocukları eğit ama sevgini göstermeyi de ihmal etme

• Ellerinle güzel bir şey üretmeyi öğren

• Giymediğin bütün kıyafetlerini bir hayır kurumuna ver

• Sağlıklı olmanın değeri bil

• İş ve aile ilişkilerinde en önemli şeyin güven olduğunu aklından çıkarma

• Hayat arkadaşını çok dikkatli seç. mutluluğunun ya da bedbahtlığının %90’i bu karara bağlıdır…

 

Hayata dair (H.jackson brown jr. )Kitabından

“Babalar en çok kızlarını sever”


 
 
Babalar aslında en çok kızlarını severler
Ama inanmaz kimse buna
“Yalan” derler”imkansız” derler.
Her nedense kimse çıkıp da “neden?” demez.
Nedendir bilir misiniz?
Çünkü kız babası olmak,
Farklıdır, özeldir bambaşka bir duygusallık verir babalara
Hayatında hiç ağlamayan babalar bile kızlarını ellerine aldıklarında
Tutamazlar göz yaşlarını…
Ama bir taraftan da zordur kız babası olmak.
Bir kız iki evlat demektir.
İki canı birden sırtına yüklenmek demektir.
Çünkü biri iki yapan da kadındır, ikiyi üç yapan da…Bunu bildiklerinden babalar,
Onların üzerlerine daha da titrerler.
Onlara her baktıklarında annelerini,
Bazen kırdıkları ama her şeye rağmen onları yetiştiren
Annelerini anımsarlar…

Ama bir yandan da koruma iç güdülerine yenilirler
Kızlarına hiçbir şey olmasın
Onlar hiç üzülmesin,
Gözlerinden bir damla yaş gelmesin isterler
O bir damla yaş için koca dünyayı yıkacak olurlar…

Ama bu sevgilerini,
bu bağlılıklarını,
Asla gösteremezler, utanırlar.
Çünkü baba demek; güçlü, çatık kaşlı olmak olarak öğretilmiştir
Onlara…

Gülümsemek isterler o güzel kızlarına gülümsemek…
Ama rolünün dışına çıktıklarını düşünüp
Dönerler eski çatık kaşlı, gergin suratlarına…
Bazen ağlamak isterler
Ama “Erkekler ağlamaz” denmiştir onlara
Yapamazlar bu yüzden saklarlar gözyaşlarını…

İşte böylece her şeyi içlerine atarlar
Kız babaları
Yansıtmazlar asla duygularını…

Ama dayanamazlar gece yarılarına
Ve giderler o güzel kızlarının tatlı şirin odalarına
Uzun uzun bakarlar yüzlerine
Ve bir kez daha hayran olurlar
O muhteşem güzelliklerine
Gündüzleri dokunamadıkları gözlerine, ellerine
Hiç bırakmayacakmış gibi dokunurlar
İçlerindeki duygunun gözyaşlarını boşaltırlar
Ve yavaşça güzel kızlarını öpüp
“İyi geceler” derler
Derinden derinden…

Eğer siz de bir sabah uyandığınızda yanağınızda
Bir damla gözyaşı hissederseniz
Bilin ki babanız o gece de sizi izlemiş
Ve en sonun da “iyi geceler” deyip gitmiştir…

 

“Biriciğim anneciğime”


Anne ne kutsal kelime söylerken içimi titreten…Dünyaya gelirken ailelerimizi seçme şansımız yok ben şanslı çocuklardan biriydim…Allahın emaneti olarak emanet edilen sahip olduğum ailem gerçek sevgiyi tattığım yuvam ve baş rolde kraliçem annem arkadaşım, sırdaşım, dostum hakkında ne yazsam ne söylesem yazmakla anlatmakla biteremiyeceğim biriciğim seni çok ama çok özlüyorum… Seni seviyorum sana layık evlat olmaya çalışıyorum elimden geldiğince… İnsanca sevgiyle, imanla yaşamayı erdemli, vefalı olmayı aile kavramını vatan sevgisini senden öğrendim.. Sözlerin nasihatlerin hep aklımda… Sıkıldığım hüzünlendiğim öfkelendiğim zaman derdin ya sabırlı olun dua edin hüzünlendiğinizde o an paylaşacak kimse bulamazsanız bir saksı çiçek bile size arkadaşlık eder yaradanın yarattığı o muhteşem güzellikleri seyredip şükredin yapın kahvenizi oturun dertleşin size yanıt veremez ama hüznünüzü dağıtır sakinleştirir mutlu olmanızı sağlar küçük şeylerle minik detaylarla mutlu olmayı öğrenin diyen sesin hep kulaklarımda ve senin o mutluluk çiçeğin benim en büyük hazinem anılarım en büyük mutluluğum…Anneler günü geldi bilirsin ben limitlenmiş bir güne sığdırılmış günlerden nefret ederim…Tatlı cadın seni her an her dakika rahmetle sevgiyle anıyor aklından çıkarmıyor her zaman dualarımda rüyalarımdasın seni seviyorum derken içimin titrediği canım annem ruhun şaad mekanın cennet olsun….Tatlı cadın

İdil Dalyan

“Sen mutlusun”


Hayatın güçlüklerine katlanabilecek kadar İNANÇ,
Geleceğin daha iyi olacağına inanacak kadar ÜMİT,
Doğru bildiklerin için mücadele edebilecek kadar CESARET,
Topluma, ailene, faydalı olabilecek kadar SAĞLIK,
İhtiyaçlarına yetebilecek, zekâtını verebilecek kadar PARA,
Başkalarının daima iyi yönlerini görebilecek GÖZ,
Çevrenizdeki insanlara yardım eli uzatacak kadar CÖMERT,
İnsanlardan karşılık beklemeden yapabileceğin İYİLİK,
Hayatın zorluklarına karşı hayatı ve insanları kuşatacak SEVGİ,
Yastık kadar yumuşak ve rahat bir VİCDAN,
Dili, belini, kalbini, keseni ve gözünü haramdan saklayabilecek İRADE,
Gördüklerinin, duyduklarının düzelmesini bekleyebilecek kadar SABIR,
Günahlarını, noksanlarını itiraf edebilecek kadar FAZİLET,
En kötü halinde bile ŞÜKÜR varsa,

SEN MUTLUSUN..