“24 saatte bakın vücudumuzda neler oluyor”


  06.00 Kortizon salgılamasıyla organizma uyanıyor. Bu uyanma vücut için kendini yavaşca kalkmaya hazırlama işareti. Metabolizma hareketleniyor, günün işleri için enerji ve protein hizmete hazır oluyor. 07.00 Vücut hâlâ zayıf. Spor yapmaktan kaçının. Kalbe ve dolaşıma gereksiz yüklenirsiniz. Spor yerine kahvaltı edin, sindirim bu saatte mükemmel çalışıyor. 08.00 Libidonun en yüksek olduğu saat. Fazla miktarda hormon salgılanıyor. Sigara tiryakileri için de durum aynı. Kahvaltı sigarası damarları her zamankinden daha fazla çok daraltıyor. 09.00 Vücudun dinç, kuvvetli olduğu saat. Herhangi bir hastalık için iğne olacaksanız bu en doğru zaman. İğnenin ateş ve şişme gibi yan etkileri ender olarak görülüyor, vücut röntgen ışınlarına karşı daha dirençli oluyor. 10.00 Organizmanın kendine gelme, ‘ben burdayım’ deme saati. Fazla enerjik, vücut en yüksek ısı seviyesinde. Verimliliğimiz de öyle. ‘Kısa süre belleği’ iyi durumda….

“Esrarengiz elyazması voynich kitabı çözülemiyor”


Yale Üniversitesi kütüphanesinde yıllardır çözülmeyi bekleyen bir sır var. Bir el yazması olan bu sırrın yazarı belli değil. Hangi dilde yazıldığı da henüz çözülememiş. Bu bakımdan içeriği hakkında yalnızca fikir yürütebiliyoruz. Kaynağı da belli olmayan bu “sır”rın ne söylediği belli değilken, gökyüzüne dair çizimleri de bilim adamlarının merakını cezbediyor. Nedeni ise, bu denli çok gökyüzü çiziminin bulunduğu ancak kitabın dilinin çözülmesi ile öğrenilebilecek. Gizemlerle dolu bu kitap, geçmişte bir imparator tarafından satın alınmış; ancak yıllarca bir kütüphane rafında unutulmuş. Yale Üniversitesine ulaşmadan önce değişik ellerde binlerce dolara satılmış. Uzmanlar, bu gizem dolu kitabın 15. yüzyılda yazıldığı kanısında. Yaklaşık 200 sayfadan oluşan ve meraklıları arasında “Voynich Elyazmaları” olarak bilinen bu eser, 1912 yılında yeniden “keşfeden” bilimadamının adını taşıyor. Burada kitabın Güneş sistemimiz ile ilgili olduğu sanılan bir çizimini görüyorsunuz. Burada gösterilen bazı takımyıldızlara bugünkü bilim insanlarının pek âşinâ olmayışı, kitabın “gizemini” pekiştiriyor. Çağdaş astronomi tarihçileri, Yale’in Nadir Kitaplar Koleksiyonu’nda MS 408 kodu ile saklanan bu esrarengiz kitapta gösterilen takımyıldızları tanımlayamıyor olmayı, gelişmiş kod çözücülerin kitabın dilini çözememiş olması yanında ihmal edilebilir bir beceriksizlik olarak görme eğilimindeler. Yine de bu…

“Bir Kızılderili kitabesi derki”


  Bir Kızılderili kitabesi derki; “Yalan tohumdur. Bire kırk verir. Verdiği kırkın her biri bir tohumdur ki; bire kırk verir. Bilgi de tohumdur. Bire yüz verir. Verdiği yüzün her biri bir tohumdur ki; sana bilgelik, torunlarına da ilham verir. Zeka sudur. Tohumları yeşertir. Yalanı da, bilgiyi de. Yetenek topraktır. Ne ekersen onu biçersin. Ekmezsen üzerinde ayrık otları biter. Emek güneştir. Tohuma da, suya da, toprağa da hayat verir. Kader, çadırındaki kilim gibidir. İpliğini Allah verir, sen dokursun. Deseni sendendir, renkleri Allah’dan. Şans doğal gübredir. Ne zaman nereye düşeceği belli olmaz. Kilimine düşerse kirletir, desenini değiştirir. Oysa toprağına düşerse besler.”     Şimdi bu yazıyı okuduğumda bir kere daha anlıyorum ki; nerede, nasıl, hangi şartta, dinde, dilde,…

“Birisinin sana çiçek getirmesini bekleme”


    Bir süre sonra, bir eli tutmakla bir ruhu zincirlemek arasındaki ince farkı öğrenirsin, Ve aşkın yaşlanmak,birlikte olmanın da güvende olmak anlamına gelmediğini öğrenirsin, Ve öpücüklerin sözleşme ve hediyelerin de vaat olmadığını öğrenmeye başlarsın, Ve yenilgileri başın dik ve gözlerin açık karşılamaya başlarsın, bir çocuğun üzüntüsü ile değil, bir yetişkinin zerafeti ile, Ve her…

Siret mi? suret mi?


  Siretin güzelliği yüreği kuşattığı bir gecede, Fantaziyeler talan olur saçılır birkaç hecede. Suret… Dış güzellik… Akıbeti olan… Okyanusun maviliği… Siret… Gönül güzelliği… Kalıcı olan… Okyanusun derinliği… Suretin güzelliğini arayan her göz yanıldı! Suret, bir ömür güzelliği taşıyabilir sanıldı. Siretin güzelliğini arayan her göz gönüldendir. Gönülden olan her şey hakikat güzelliğini kılavuz edinip doğruya ulaşmıştır. Sureti güzel kılacak olan, bir ömür kadim kalacak olan siretin güzelliğidir. AŞK, Sureti değil, Sireti okumakla oluşan bir duygudur. Zira, bir an görüp sevmek sadece cismani; ‘ilk görüşte aşk’ bir masal, bir fanteziyedir. İlk görüşte aşık olduğunu sananlar, aslında yüz güzelliği gibi fani bir duygunun peşine düşmüşlerdir. Suretin güzelliğini sevenler, akıbeti olana gönül vermiştir. Onları ki, bir gönül oyununa dalmış ve başlamadan kaybetmişlerdir. Seven, sevdiğinde bitmez tükenmez bir muhabbet bulmalı. Onu suretinde değil, siretinde okumalı. Suretin güzelliğini arayanlara bir çirkin tohum örneği yeter O tohum ki, gönül toprağına ekilince güzelliklerle…